10 Nisan 2012 Salı

İLK KEZ

Sinan ve Şule yakın arkadaşlarının düğün merasimlerine
katılmak üzere ancak yola koyuldular. Şule'nin dakikalarca
aynanın karşısında vakit geçirmesi Sinan'ın sinirlerini
germişti, çünkü oldukça gecikmişlerdi. Salona girdiklerin
de ev sahibesi onlar için ayrılmış olan yerlerini gösterdi.
Davetliler çoktan kendini müziğin ritmine teslim etmiş
halde eğleniyorlardı. Şule de kendini bir an önce piste
atmak ve kalabalığın arasına karışmak için sabırsızlanıyor
du. Göz ucu ile Sinan'ı yokladı, hala asıktı genç adamın
yüzü. Zaten çok fazla gülmeyen, sevgisini belli etmeyen
tiplerdendi. Neyse ki Şule'nin yardımına üniversiteden
ortak arkadaşları yetişti. Masa bir anda şenlenmişti.
Salonda dans şarkıları çalmaya başladı. Tarık, Sinan'dan
izin alarak Şule'yi dansa kaldırdı. Şule, Sinan ile
evlenmeden önce Tarık ile sevgiliydi. O zamanki şartlar
nedeni ile ayrılmak zorunda kalmışlar, ikisi de farklı
insanlarla evlenmiş olmalarına rağmen geçen yıllar
birbirlerini unutturamamıştı.

Şule'nin içini müthiş bir huzur ve mutluluk hissi kaplamıştı.
Bu hali Tarık'nda dikkatini çekmişti; "Gözlerinin içi
gülüyor" dedi. Şule, kalabalığa aldırmadan biraz daha
kendine çekti, küllenmemiş aşkını. Aldığı cevap mutlu
etmişti Tarık'ı. Karşılıksız bırakmadı bu hareketini,
bedenleri temas ettiğinde Şule tepeden tırnağa bir yaprak
gibi titrerken; pistte, kalabalığın içinde kaybettirdiler
kendilerini.

Şule o kadar sokulmuştu ki Sinan'a, parfümünün iç gıcıklayı
cı kokusu aklını başından almıştı genç adamın. Tarık'ın
sertleşen penisini, siyah saten  elbisesinin üzerinden
rahatlıkla hissediyordu Şule. Sağ eli de biçimli, sert
poposunu okşamakla meşguldü. "Yanakların kızardı,
iyi misin?"diye sordu Tarık. Şule, sorusuna soru ile
karşılık verdi,"beni çok mu istiyorsun?"

"senden hiçbir zaman vazgeçmediğimi biliyorsun" dedi, Tarık.

İkisi de dönüşü olmayan bir yola girmek üzere olduklarını
nihayet fark etmişlerdi. Pistten ayrılarak yerlerine
döndüler. Şule, bir an için kocası ile göz göze geldi.
Gözleri ateş saçıyordu adamın. Demek, Tarık ile pistteki
aşırıya kaçan samimiyetleri onun da dikkatini çekmişti.
Sinan, "hadi kalkıyoruz..." dediğinde Şule kocasının
bu emirle karışık talebine kayıtsız şartsız itaat etmek
zorunda kaldı.

Şule eve girer girmez, kendini yatak odasına attı. Sinan
ile tartışmak en son istediği şeydi şu an. Sinan ise bir
sigara yakmış, salonun içinde sinirli bir halde volta
atıyordu. Daha fazla dayanamadı ve bir hışımla yatak
odasına daldı. Şule hiçbir şey olmamış gibi soyunmaya
devam ediyordu. Sinan karısının kolundan sert bir şekilde
çekerek kendine dönmesini sağladı. "Neydi o ucuz kadın
hallerin öyle, Tarık'ın ağzına düşecektin nerdeyse."

"Yemeyenin malını yerler" dedi, genç kadın. Beklemediği
bu cevap karşısında, Sinan'ıngözleri kararmış, beyninde
şimşekler çakmaya başlamıştı.
Bugüne kadar hiç yapmadığı birşeyi yaptı; Şule'ye okkalı
bir tokat savurdu. Aynı anda içini derin bir pişmanlık,
şefkat, nefret ve aşk duygusu sarmıştı;
İçinde fırtınalar kopuyordu...
Ne yapacağını şaşırmıştı genç adam. Dudağından kan
sızıyordu karısının. Gözlerinden süzülen birkaç damla
yaşa engel olamadı. Kanı silmek üzere elini, karısına
doğru uzatmak üzereydi ki bu kez Şule'nin tokatı onun
suratında patladı. Sinan, büyük bir arzu ile karısına
sımsıkı sarıldı. Dudakları birleştiğinde ağzına hala kan
tadı geliyordu. Anlaşılmaz bir nedenle ağzındaki kan
tadı daha çok tahrik etmişti Sinan'ı.

Sinan, bir suçluyu etkisiz hale getirmek isteyen polis
gibi Şule'nin kolunu beli üzerinde kıvırarak, konsolun
üzerine doğru yatırdı. Kadın zaten yarı çıplak haldeydi,
ayrıca narin fiziği ile kocasına karşı koyması mümkün
değildi. Çaresiz başına gelecekleri kabullenmişti. Sinan
tek hareketle külotunu yırtıp attı Şule'nin. Muhteşem
poposunu ayırarak vadideki karanlık geçidin girişine
dayamıştı penisini. Aniden dar kapıdan içeriye girdi.
Şule elinde olmadan çığlığı bastı. Şimdi onun gözlerinden
ateş fışkırıyordu ama sinirden çok acının sebep olduğu
ateşti...

Ayna ile yüzü arasında yalnızca bir karış mesafe olmasına
rağmen Şule aynadaki yansımasına bakamıyordu. Gözlerini
yummuş, yaşadıklarının bir an önce bitmesini bekliyordu.
Sinan ise seksten çok karısından intikam alır gibiydi.
Karısının arka deliğinde gidip gelirken, kulağına eğilerek
"Tarık'ın mı seni böyle sikmesini isterdin?" diye sordu.
Şule cevap vermedi. Taş gibi siki sürtünmenin etkisi
ile kıvılcımlar saçıyordu. Bu durum çok uzun sürmedi.
Şiddetli patlamalarla vadinin derinliklerine doğru fışkırttı
kızgın lavlarını...

ALMOR

3 yorum:

  1. teşli BAYANLAR Ben kaan 0.5.3.8.5.8.1.5.6.2.9.İSTANBULda Real Sex İstiyorsanız Gizlilige Önem Veren,Gizli aşk ilgi sevgi sexs zevk kaçamak mutluluk arkadaş dost arayan bayanlar sadece bayanlar arasın evli dul bekar fark etmez fantazı arkadasınız sırdasınız sms watsap carı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. slm ben Batuhan 05318801471zevk fantazi ve heyecan seven reel sex ile gerçek mutlulugu tatmak isteyen arzulu istekli ateşli mutsuz bayanlar kapali dullar arayabilir her türlü fanteziye varım Watsap carı sms

      Sil

01 NİSAN 2017